top of page

Etkilesimin Gizli Mimarisi

Bir toplantı düşünün.

Aynı masada beş kişi var.Aynı kelimeler konuşuluyor.Ama odadaki herkes aynı şeyi duymuyor.


Bir kişi “Bu projeyi hızlandıralım” dediğinde biri bunu liderlik olarak algılıyor.


Başka biri baskı olarak algılıyor.Bir diğeri ise risk görüyor.


Kelime aynı.

Algı farklı.


İşte bugün konuşacağımız şey tam olarak bu noktada başlıyor.

Çünkü sosyal etkileşimler çoğu insanın sandığı gibi yalnızca kelime alışverişi değildir.Görünürde kelimeler vardır.Ama perde arkasında başka bir yapı çalışır.

Ve o yapı anlaşılmadan iletişim ustalığı mümkün değildir.


***


Şimdi küçük bir zihinsel deney yapalım.

Bir yöneticinin ekibine şöyle dediğini düşünün:

“Bu işi daha hızlı bitirebilir miyiz?”


Bu cümle üç farklı şekilde duyulabilir.

Bir çalışan bunu şöyle algılar:

“Bize güveniyor.”


Başka biri şöyle algılar:

“Yine baskı başladı.”


Üçüncü kişi ise şöyle düşünür:

“Demek ki öncelik değişti.”


Cümle aynı.Ama zihinde oluşan gerçeklik farklı.

Bu farkın sebebi kelimeler değildir.

Sebep etkileşimin mimarisidir.


***


Sosyal etkileşimler üç katmanda gerçekleşir.

Çoğu insan sadece ilk katmanı görür.

Ama ustalar üçünü de aynı anda yönetir.


Birinci katman içerik katmanıdır.

Bu en görünür katmandır.

Burada kelimeler vardır.Bilgi vardır.Talimatlar vardır.

“Raporu yarına hazırlayalım.”“Toplantıyı öne çekelim.”“Bu stratejiyi değiştirelim.”

Bu katman iletişimin sadece yüzeyidir.

Birçok insan iletişimin tamamının bundan ibaret olduğunu sanır.

Ama gerçek etki burada oluşmaz.


***


İkinci katman ilişki katmanıdır.

Bu katmanda kelimelerin arkasındaki mesaj çalışır.

Şu sorular burada oluşur:

Bu kişi benimle hangi pozisyonda konuşuyor?

Eşit mi? Üst mü? Destek mi veriyor? Eleştiri mi yapıyor?

Aynı cümle farklı ilişkilerde tamamen farklı etkiler yaratır.


Bir CEO çalışanına şöyle dediğinde:

“Bu sunumu biraz daha güçlendirelim.”

Bu bir geliştirme çağrısıdır.


Ama aynı cümle bir çalışan tarafından başka bir çalışana söylendiğinde:

“Sunumun yeterli değil.”

gibi duyulabilir.

İlişki katmanı kelimelerin tonunu belirler.


***


Üçüncü katman ise en kritik katmandır.

Çerçeve katmanı.

Çerçeve, konuşmanın anlam alanını belirler.

Başka bir ifadeyle:

Bir konuşmanın hangi gerçeklik içinde yorumlanacağını belirleyen zihinsel sınırdır.

Bir lider toplantıda şöyle dediğinde:

“Bu problem aslında büyük bir fırsat.”

O anda odadaki insanların beyni farklı çalışmaya başlar.

Aynı problem artık tehdit değil.

Bir fırsat çerçevesi içinde değerlendirilir.

Çerçeve değiştiğinde algı değişir.

Algı değiştiğinde davranış değişir.


***


İşte iletişim ustaları tam olarak burada farklılaşır.

Onlar sadece ne söylediklerini düşünmezler.

Şunu da düşünürler:

Bu konuşmanın ilişki mesajı ne? Bu konuşmanın çerçevesi ne?

Çünkü çoğu sosyal etkileşimde gerçek mücadele kelimeler üzerinden değil, çerçeveler üzerinden gerçekleşir.


Bir satış görüşmesini düşünün.

Müşteri şöyle diyor:

“Fiyat yüksek.”

Bu içerik katmanıdır.


Ama ilişki katmanında şu mesaj vardır:

“Sizi test ediyorum.”


Çerçeve katmanında ise şu soru vardır:

“Bu konuşma bir pazarlık mı, yoksa bir değer değerlendirmesi mi?”


Satış uzmanı eğer bunu pazarlık çerçevesine sokarsa konuşma aşağı doğru gider.

Ama değeri konuşulan bir çerçeve kurarsa konuşma yukarı çıkar.


***


Şimdi iş dünyasından çok tanıdık bir örnek verelim.

Bir toplantıda yeni bir fikir sunuyorsunuz.

Birisi şöyle diyor:

“Bu daha önce denenmişti.”


Bu cümle içerik olarak basit bir bilgi gibi görünür.

Ama çoğu zaman bu bir çerçeve müdahalesidir.

Çünkü bu cümle aslında şunu yapar:

Fikri yenilik çerçevesinden çıkarır.

Onu risk çerçevesine sokar.

Ve odadaki insanların zihni anında değişir.


Bu yüzden bazı fikirler doğmadan ölür.

Kelime yüzünden değil.

Çerçeve yüzünden.


***


Burada kısa bir düşünme egzersizi yapalım.

Son katıldığınız toplantıyı hatırlayın.

Birisi konuştu.

Sonra odanın enerjisi değişti.

Belki bir cümle söylendi.

Ve herkesin yaklaşımı farklılaştı.

Şimdi kendinize şu soruyu sorun:

Orada gerçekten ne değişti?

Bilgi mi değişti?

Yoksa konuşmanın çerçevesi mi değişti?

Çoğu zaman cevap ikinci seçenektir.


***


Bu farkındalık iletişimde büyük bir kırılma noktasıdır.

Çünkü o andan sonra konuşmaları farklı duymaya başlarsınız.

Birisi konuştuğunda artık sadece kelimeleri duymazsınız.

Şunu fark etmeye başlarsınız:

Bu kişi şu anda hangi çerçeveyi kuruyor?

Ve bu farkındalık sosyal etkileşimleri bambaşka bir seviyeye taşır.


***


Bu bölümün sonunda akılda kalması gereken tek bir fikir var.

İnsanlar konuşmaları kelimeler üzerinden yaptıklarını sanırlar.


Ama sosyal etkileşimler aslında üç katmanda gerçekleşir:

  • İçerik.

  • İlişki.

  • Ve çerçeve.


Ve çoğu insan ilk katmanda konuşurken, gerçek etki her zaman üçüncü katmanda oluşur.


***


Bir sonraki bölümlerde artık bu mimariyi kullanarak insanların zihninde nasıl algı alanları oluşturulduğunu ve çerçevelerin nasıl kurulduğunu adım adım inceleyeceğiz.

Çünkü bir konuşmayı değiştirmek için çoğu zaman kelimeleri değiştirmeniz gerekmez.

Bazen sadece konuşmanın çerçevesini değiştirmek yeterlidir.


Uğur Yurttaş

USTALIK SINIFI 1 - Hipnotik Çerçeve Kontrolü ve Sosyal Etkileşim Mimarisi Yönetimi

Modül 1 - Giriş bölümü Eğitim Notlarım


Yorumlar


ıletısım

Levent-Istanbul   &  Girne- Kıbrıs

​​

uguryurttas@gmail.com

  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Black Facebook Icon
  • YouTube
  • Instagram

Gonderdiginiz için teşekkürler

bottom of page